Close

Oral Presentation - 55

Current surgical approach to pediatric breast masses

Ş Emre*, R Özcan*, AC Bakır*, S Kuruğoğlu**, N Çomunoğlu***, G Topuzlu Tekant*
* Istanbul University Cerrahpasa Medical Faculty Department of Pediatric Surgery
**Istanbul University Cerrahpasa Medical Faculty, Department of Radiology
***Istanbul University, Cerrahpasa Medical Faculty, Department of Pathology

Objective: Evaluating the surgical approach to pediatric breast masses.

Cases and Methods: The cases who underwent surgical intervention due to breast mass between the years of 2005-2017 were evaluated retrospectively. They were evaluated in terms of age, primary diagnosis, radiological characteristics, surgical treatment method, complications, length of hospital stay and follow-up.

Results: The mean age of 29 cases who were operated on breast mass was 14.86 years (6-17 years). The most common complaint at admission was palpable breast mass. Also, two cases had bloody discharge from the nipple. The mean duration of symptoms was found to be 32.3 weeks (2 weeks-1 year). Six cases (20.6%) had a family history associated with breast disease. The mean BMI was 18.8 (15.8-24). Of the lesions, 15 were in the left breast, 13 in the right breast and one was localized bilaterally.

As radiological examination, US was performed in all patients while MR was obtained in five cases additionally. The mean size of the masses measured radiologically was 2.9 cm (0.9-7 cm). There were multiple lesions in five cases. Trucut biopsy was performed in six cases with the suspicion of malignancy in the preoperative period, and they were all found to be consistent with fibroadenoma.

Histopathological examination performed after surgical excision revealed fibroadenoma (n:26), borderline phyllodes(n: 1), nipple adenoma (n: 1) and galactocele (n: 1).

The mean follow-up period was 36.6 months (3 months-10 years). New lesions developed ipsilaterally in three cases and contralaterally in one case during follow-up. They were followed up as well.

Conclusion: Most of pediatric breast masses are benign. Although malignancy is rarely encountered, MR and trucut biopsy are required for accurate surgical planning in case of suspicious ultrasonography findings.

Keywords:

Sözlü Sunum - 55

Çocukluk çağı meme kitlelerinde güncel cerrahi yaklaşım

Ş Emre*, R Özcan*, AC Bakır*, S Kuruğoğlu**, N Çomunoğlu***, G Topuzlu Tekant*
*İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
**İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Radyoloji AD
***İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Patoloji AD

Amaç: Çocukluk çağı meme kitlelerinde cerrahi yaklaşımın değerlendirilmesidir.

Olgular ve Yöntem: 2005-2017 yılları arasında meme kitlesi nedeni ile cerrahi girişim yapılan olgular geriye dönük olarak incelendi. Yaş, primer tanı, radyolojik özellikler, cerrahi tedavi yöntemi, komplikasyonlar, hastanede kalış süresi ve takip açısından değerlendirildi.

Bulgular: Memede kitle nedeni cerrahi yapılan 29 olgunun yaş ortalaması 14,86 yaş        (6-17 yaş) idi. En sık başvuru yakınması memede ele gelen kitle idi. İki olguda ayrıca kanlı meme başı akıntısı mevcuttu. Semptomların süresi ortalama 32,3 hafta (2 hafta-1 yıl) olarak bulundu. Altı olguda(%20,6) meme hastalığı ile ilgili aile hikayesi mevcuttu. Ortalama BMİ 18,8(15,8-24) idi. Lezyonların 15’i sol, 13’ü sağ ve 1’i bilateral yerleşimliydi.

Radyolojik değerlendirme için olguların tümüne USG, 5’ine ek olarak MR incelemesi yapıldı. Radyolojik olarak ölçülen kitle boyutu ortalama 2,9 cm(0,9-7 cm) idi. Beş olguda birden fazla lezyon mevcuttu. Altı olguya malignite şüphesi ile preoperatif dönemde trucut biyopsi yapıldı ve hepsi fibroadenom ile uyumlu bulundu.

Cerrahi eksizyon sonrası yapılan histopatolojik incelemede fibroadenom(n:26), borderline filloides tümörü(n:1), meme başı duktus adenomu(n:1) ve galaktosel(n:1) saptandı.

Ortalama takip zamanı 36,6 ay(3 ay-10 yıl) idi. Takipte olguların 3’ünde aynı tarafta, 1’ünde karşı tarafta yeni lezyonlar ortaya çıktı ve takibe alındı.

Sonuç: Çocukluk çağı meme kitlelerinin çoğu benigndir. Nadiren de olsa malignite görülmesi nedeniyle klinik muayene ve ultrasonografinin şüpheli olduğu olgularda MR ve trucut biyopsi alınması doğru cerrahi planlanması için gereklidir.

Anahtar Kelimeler:

Close