Close

Poster - 47

Togetherness of appendicular neuroendocrine tumor and colonic angiodysplasia in a sixteen years old girl

HC Demirtürk*, Hİ Tanrıverdi*, S Ayhan**, C Günşar*
*Manisa Celal Bayar University Medical School Department of Pediatric Surgery, Manisa, Turkey
**Manisa Celal Bayar University Medical School Department of Pathology, Manisa, Turkey

Introduction: Carcinoid or neuroendocrine tumors (NET) are originate neuronal crest cells. They are most primary tumors of appendix. They are usually determined incidentally on pathologic examination at the patients appendectomy was performed because of appendicitis. They are quite rare in children. Colonic angiodysplasia are seen over 60 years of age often and it is an important reason of lower GIS bleeding. It is quite rare in children and there isn’t enough knowledge. There is a few case report. In this study, sixteen years old girl with abdominal pain, who hemicolectomy was performed to her because of appendicular NET and angiodysplasia at ascending colon, is presented. 

Case: Sixteen years old girl was referred to us because of vomiting and abdominal pain. There isn’t any medical history. There are abdominal tenderness and rigidity at right lower quadrant. An aperistaltic, uncompressed, inflamed tubular structure with 10 mm diameter was determined at right lower quadrant of abdomen on ultrasonography. The patient was taken operation for appendicitis. There was gangrenous, retrocaecal appendix and appendectomy was done. The patient didn’t have any problem and was discharged at the second day postoperatively.

Well differentiated  NET with 1 cmm diameter and appendicitis were determined at the pathological examination. There wasn’t angioinvasion but there was tumor at surgical borderline. So CT scan was done and a 4x5 cm solid mass with punctate calcification was determined at hepatic flexure of colon. There wasn’t any metastatic mass on PET scan. Dark red solid mass was determined in colonic wall at hepatic flexure on abdominal exploration. Right hemicolectomy, included hepatic flexure mass located and ileocecal area, was performed. The mass was evaluated as angiodysplasia and there wasn’t any tumor tissue on pathological examination. The patient is at the second year of following and there wasn’t any problem. 

Conclusion: We investigated metastasis with advanced imaging techniques because of there was tumor at the surgical borderline and hemicolectomy was performed because of the determined mass. Two separate rare pathology in children were determined  together in our patient. We couldn’t determine togetherness of these two pathologies in literature.

 

Keywords:

Poster - 47

Onaltı yaşındaki kız olguda apendiküler nöroendokrin tümör ve kolonik anjiodisplazi birlikteliği

HC Demirtürk*, Hİ Tanrıverdi*, S Ayhan**, C Günşar*
*Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Manisa
**Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı, Manisa

Giriş: Karsinoid ya da nöroendokrin tümör (NET)’ler, nöral krest hücrelerinden kaynaklanırlar. Apendiksin en sık görülen primer tümörleridirler. Genellikle apendisit nedeniyle opere edilen hastalarda, patolojik incelemede insidental olarak saptanırlar. Çocuklarda oldukça nadirdir. Kolonik anjiodisplazi ise sıklıkla 60 yaş üstünde görülür ve alt GİS kanamalarının önemli bir nedenidir. Çocuklarda oldukça nadirdir ve yeterli tecrübe yoktur. Az sayıda olgu bildirilmiştir. Kliniğimize karın ağrısı ile başvuran, apendikste NET ve çıkan kolonda anjiodisplazi saptanarak hemikolektomi uygulanan 16 yaşındaki kız hasta sunulmuştur. 

Olgu: Onaltı yaşındaki kız hasta kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle başvurdu. Öz ve soy geçmişinde özellik olmayan hastanın muayenesinde karın sağ alt kadranda hassasiyet ve defans mevcuttu. US’de karın sağ alt kadranda, çevresi enflame, 10 mm çapında komprese edilemeyen, aperistaltik tubuler yapı izlendi. Akut apendisit ön tanısı ile operasyona alınan hastada retroçekal yerleşimli, distali gangrenöz apendiks saptanarak apendektomi uygulandı. Herhangi bir sorunu olmayan hasta ikinci gün taburcu edildi. 

Patolojik incelemede apendisitle birlikte apendikste 1 cm çapında, iyi diferansiye NET saptandı. Anjioinvazyon izlenmedi ancak tümörün proksimalde cerrahi sınırda devam ettiği görüldü. Bunun üzerine yapılan BT’de, kolonda hepatik fleksurada 4x5 cm büyüklüğünde içinde noktasal kalsifikasyonlar içeren solid kitle saptandı. PET’de metastatik kitle görülmedi. Eksplorasyonda hepatik fleksurada, kolon duvarına yerleşmiş, koyu kırmızı renkli kitle saptandı. Kitenin bulunduğu hepatik fleksura ile birlikte ileoçekal bölgeyi de içeren sağ hemikolektomi yapıldı. Patolojik değerlendirmede kitle anjiodisplazi olarak yorumlandı, ayrıca başka tümör dokusu izlenmedi. Hasta operasyon sonrası izlemin ikinci yılındadır ve herhangi bir sorunu yoktur.

Sonuç: NET’ün cerrahi sınırda da devam etmesi nedeniyle ileri görüntüleme yöntemleri ile rezidü ve metastaz araştırılması yapılan hastada sağ hepatik fleksurada kitle saptanması üzerine hemikolektomi yapıldı. Çocuklarda her biri de nadir görülen iki ayrı patoloji bizim olgumuzda birlikte saptandı. Bu iki patolojinin birlikteliğine literatürde rastlanmadı. 

 

Anahtar Kelimeler:

Close